{"id":3841,"date":"2001-03-01T00:00:18","date_gmt":"2001-02-28T22:00:18","guid":{"rendered":"http:\/\/test.graswurzel.net\/gwr\/?p=3841"},"modified":"2022-07-26T14:26:22","modified_gmt":"2022-07-26T12:26:22","slug":"gunseli-kaya-ile-soylesi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/2001\/03\/gunseli-kaya-ile-soylesi\/","title":{"rendered":"G\u00fcnseli Kaya ile s\u00f6yle\u015fi"},"content":{"rendered":"<p><strong>G\u00fcnseli Kaya<\/strong> &#8211; 1955 dogumlu ve Izmir\u2019de yasiyor. 1980 darbesine kadar \u00f6gretmendi. 1981-1983 yillari arasinda cezaevinde kaldi. Bunu 1986\u2019da 10 aylik bir hapis s\u00fcreci izledi. G\u00fcnseli en son Ankara Ulucanlar Cezaevi\u2019ndeki katliamda \u00f6ld\u00fcr\u00fclen bir mahkumun cenazesine katildigi i\u00e7in 1999-2000 kisinda d\u00f6rt aya yakin cezaevinde kaldi. Davasi s\u00fcr\u00fcyor. G\u00fcnseli uzun yillardir insan haklari hareketi i\u00e7inde aktif. T\u00fcrkiye Insan Haklari Vakfi\u2019nda \u00e7alisiyor ve su anda IHD Izmir Sube Baskani. Kendisiyle F Tipi Cezaevleri\u2019ni ve 111. g\u00fcne varan ((1)) \u00f6l\u00fcm oru\u00e7larini ve a\u00e7lik grevlerini konustuk. Almanya\u2019da -ilgilenenler i\u00e7in- s\u00fcrecin ayrintilari ile ilgili yeterli yayin oldugundan, daha \u00e7ok s\u00fcrecin arkaplanina dair konustuk. Yine de akt\u00fcel duruma dair bir not d\u00fcsmekte fayda var: 19 Aralik 2000 tarihinde cezaevlerine baslatilan operasyonda 33 kisi \u00f6ld\u00fc ve a\u00e7lik gervinde bulunan 1000 civarinda mahkum insaati tamamlanan F Tipi Cezaevleri\u2019ne sevkedildi. O zamandan bu yana saglikli bilgiler alinamiyor. Ancak a\u00e7lik grevinde bulunan asagi yukari 2000 mahkumdan 350-400 kadari \u00f6l\u00fcm orucunda ve toplu \u00f6l\u00fcmler her an bekleniyor.<\/p>\n<p><strong>Otk\u00f6k\u00fc<\/strong> &#8211; F Tipi denen cezaevi modeli hakkinda \u00e7ok kisa bilgi verebilir misin?<\/p>\n<p><strong>G\u00fcnseli<\/strong> &#8211; F Tipi Cezaevleri, 1991 yilindan beri tasarlanan, ancak 1997 yilinda hayata ge\u00e7irilmesi i\u00e7in harekete ge\u00e7ilen, politikmuhalif kesimin d\u00fcs\u00fcnce ve inan\u00e7larindan arindirilmasina ve yalnizlastirilmasina y\u00f6nelmis bir proje olarak tanimlanabilir. F Tipi Cezaevleri Projesi\u2019nde yapimi tasarlanan sayi ve bunlarin kapasitesi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alindiginda bunun 58000 mahkum i\u00e7inde sayilari 13000\u2019i bulan politik muhaliflere y\u00f6nelmis oldugu \u00e7ok a\u00e7ik g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. S\u00f6yle ki; \u00fc\u00e7 yerde yapimi tamamlanan F Tipi Cezaevi var ve 19 Aralik 2000 tarihindeki operasyon sonrasinda buralara sevkler tamamlanmis durumda. Bunlar Kocaeli, Ankara-Sincan ve Edirne F Tipi Cezaevleri. Bunlarin her biri 368 kisilik. Kapasite g\u00f6z\u00f6n\u00fcne alinirsa 2000 civarinda olan solsosyalist tutuklu\/h\u00fck\u00fcml\u00fc ve sayilari 8000 civarindaki PKK davasi sanik ya da h\u00fck\u00fcml\u00fcleri. F Tipi Cezaevleri\u2019nin ve tadilat yapilarak F Tipi\u2019ne uydurulan 56 cezaevinin toplam kapasitesi bu sayiya denk d\u00fcs\u00fcyor. 2005\u2019e kadar toplam 11 F Tipi ile 56 F Tipi\u2019ne d\u00f6n\u00fc\u00bat\u00fcr\u00fclen cezaevinin uygulamaya sokulmasi hedefleniyor. Artakalan kapasite i\u00e7in diger tutuklu ve h\u00fck\u00fcml\u00fcler de siniflandirilacaklar. Organize su\u00e7lardan -yani mafya tutuklanan ve h\u00fck\u00fcm giyenlerin de bunlara yerlestirilecegi s\u00f6yleniyor. Ancak asil olarak politik yapilarin \u00fcye veya taraftarlarinin d\u00fcs\u00fcncelerinden ve\/ya inan\u00e7larindan arindirilmasi ve kisiliksizlestirilmesi hedefleniyor. F Tipi Cezaevleri\u2019nin cezaevi sorununa t\u00fcmden bir \u00e7\u00f6z\u00fcm getirmeyi ama\u00e7ladigi Adalet Bakani tarafindan s\u00f6yleniyor, ama yasanan pratik bunun b\u00f6yle olmadigini g\u00f6steriyor. Tek kisilik odalarin boyutlari 10 m2. Iki katli olarak d\u00fczenlenmis \u00fc\u00e7 kisilik odalarin boyutlari toplamda 50 m2.<\/p>\n<p><strong>Otk\u00f6k\u00fc<\/strong> &#8211; Peki bu model T\u00fcrkiye tarafindan mi tasarlandi? Yani batidaki izolasyona d\u00f6n\u00fck uygulamalar ile T\u00fcrkiye\u2019deki girisim arasinda nasil bir bag var ya da var mi?<\/p>\n<p><strong>G\u00fcnseli<\/strong> &#8211; B\u00f6yle bir bagin oldugunu d\u00fcs\u00fcn\u00fcyorum. 1991\u2019de \u00e7ikarilan Ter\u00f6rle M\u00fccadele Yasasi, TC tarafindan tek basina d\u00fcs\u00fcn\u00fclen bir yasa degildi. Benzer yasalar Avrupa\u2019nin bir\u00e7ok \u00fclkesinde var. Ancak ter\u00f6r tanimlari burjuva demokrasisinin oldugu \u00fclkelerde bizim \u00fclkemizdekinden farkli. Bizim \u00fclkemizde 3713 sayili yasada &#8222;ter\u00f6r\u201d tanimi i\u00e7erisine yasalarla kendini ifade etmemis ve yasal \u00e7er\u00e7evede kurulmamis b\u00fct\u00fcn yapilarin her t\u00fcr etkinligi sokuluyor. \u00d6rnegin IMF\u2019ye karsi yasadisi bir bildiri veya afis de ter\u00f6r olarak degerlendiriliyor. Dolayisiyla b\u00f6yle bir etkinlikte bulunan bir kisi bu tip bir cezaevine daha yargilanmadan, yargilanmak \u00fczere, &#8222;ter\u00f6rist\u201d olarak konuluyor. Yani infaz politikasinda bir farklilik g\u00f6z\u00fck\u00fcyor. Yine de bu cezaevleri seklen Avrupa\u2019daki ter\u00f6r yasalari ve infaz politikasi dikkate alinarak ve AB fonlarindan katki saglanarak insa edildi. Yani TC\u2019nin projelendirme asamasinda dahi bu ise tek basina kalkistigini s\u00f6ylemek dogru degil.<\/p>\n<p><strong>Otk\u00f6k\u00fc<\/strong> &#8211; F Tipi uygulamasi ile represyonun yani sira yeni bir ceza infaz sistematigi de g\u00fcndeme geliyor. Bunun, T\u00fcrkiye\u2019nin ekonomik ve toplumsal yapilanmasi ile bir iliskisi var mi? Biraz daha a\u00e7ayim; \u00f6rnegin ABD\u2019de cezaevleri \u00f6zellestirilip birer isletmeye d\u00f6n\u00fcst\u00fcr\u00fcl\u00fcyor ve mahkumlar sermayedarlarin hizmetine kosuluyor. Acaba T\u00fcrkiye\u2019de &#8222;k\u00fcresellesme\u201dnin angaryayi yeniden hortlatan bu egilimine kosut bir perspektif var mi?<\/p>\n<p><strong>G\u00fcnseli<\/strong> &#8211; Soru aslinda iki ayri b\u00f6l\u00fcmden olusuyor. Bir yeniden yapilanma s\u00fcrecinden ziyade, devletin kendisini tahkim etme s\u00fcreci s\u00f6zkonusu. T\u00fcrkiye\u2019de politikmuhalif kesimlerin kendilerini 12 Eyl\u00fcl\u2019den sonra toparlayamadiklari dikkate alinacak olursa, 1980 yilina dek kazanilmis demokratik ve sendikal haklarin devlet cephesinde a\u00e7tigi gediklerin kapatilmasi ve bu geriletmenin kurumsallastirilmasina d\u00f6n\u00fck projeler bunlar. 1980 yilindan bu yana b\u00fct\u00e7eden adalete ayrilan payin tedricen d\u00fcst\u00fcg\u00fcn\u00fc g\u00f6zlemliyoruz. Hen\u00fcz \u00e7ikmamis 2001 yili b\u00fct\u00e7esinde de Adalet Bakanligi\u2019na ayrilan payin ciddi olarak d\u00fcsecegini ve bu b\u00fct\u00e7enin \u00fc\u00e7te ikisinin de F Tipi Cezaevleri\u2019ne aktarilacagini g\u00f6r\u00fcyoruz. Yani infaz memurlarina, idari personele vb. ayrilan pay \u00fc\u00e7te birde kaliyor. Bu devletin tahkimati a\u00e7isinda \u00f6nemsenen noktanin adalet hizmeti vermek degil, dogrudan politik muhalefetin yok edilmesi, sindirilmesi oldugunu g\u00f6steriyor. Sorunun ikinci boyutuna gelirsek; bu F Tipi Cezaevleri, BM ve AB standartlari g\u00f6zetilerek, yani aslinda basta ABD, Fransa, Ingiltere ve Almanya modelleri dogrultusunda tasarlandi. Bu \u00f6nemli, \u00e7\u00fcnk\u00fc o \u00fclkelerdeki akt\u00fcel uygulamalarin zamanla buraya yerlestirilmesi s\u00f6z konusu. F Tipi Cezaevleri kent merkezlerinin disinda 10000-15000 d\u00f6n\u00fcml\u00fck alanlara kuruluyor. Burada sadece cezaevlerindeki vah\u00baetin g\u00f6zlerden gizlenmesi ama\u00e7lanmiyor. Ayni zamanda sanayi b\u00f6lgelerinin de kent disina kaydirilmasi, bu cezaevlerinin civarina tasinmasi ve ucuz, hatta yok pahasina mahkum isg\u00fcc\u00fcnden faydalanilmasinin hedeflendigi d\u00fcs\u00fcncesindeyim. Zaten projelerde, cezaevi binasinin isgal ettigi alanin \u00e7ok daha fazlasi \u00f6ng\u00f6r\u00fcl\u00fcyor. Son birka\u00e7 aydir s\u00fcren tartismanin kamuoyunda olgunlastirilmasi ve yayilmasi, toplumda yer bulmasi asamasi tamamlanmis degil. Isveren a\u00e7isindan is\u00e7i \u00e7alistirmanin maliyeti gitgide y\u00fckselirken yerli sermaye bile daha ucuz isg\u00fcc\u00fcyle daha fazla kar saglamak amaciyla Romanya gibi \u00fclkelere yerlesiyor. Dolayisiyla vergi y\u00fck\u00fc dahi olmayan bu t\u00fcr bir a\u00e7ilim sanirim farkli bakanliklar arasinda tartisilmistir. \u00d6zetle 5-10 yil gibi bir s\u00fcre i\u00e7inde, ABD\u2019de uygulanmakta olan mahkum isg\u00fcc\u00fcnden faydalanma ilkesi, hizla \u00fclke g\u00fcndemine sokulacak, sermayedarlarin g\u00fcd\u00fcm\u00fcnde kamuoyuna bunun gerekliligi empoze edilecek ve gerekli yasal d\u00fczenlemelerle uygulama baslatilacaktir.<\/p>\n<p><strong>Otk\u00f6k\u00fc<\/strong> &#8211; 1996\u2019daki \u00f6l\u00fcm oru\u00e7larina nazaran bu sefer solda ve genel kamuoyunda duyarlilik ve mobilizasyon zayifti. Cezaevindekilerin kendi \u00f6rg\u00fctleri i\u00e7in durum kuskusuz degismedi, ama varligini a\u00e7ik alanda tanimlayanlarin bu kismi fel\u00e7 hali i\u00e7in ne d\u00fcs\u00fcn\u00fcyorsun?<\/p>\n<p><strong>G\u00fcnseli<\/strong> &#8211; Operasyonlara kadar durumun \u00f6yle olmadigini d\u00fcs\u00fcn\u00fcyorum. 1997 yilindan beri \u00f6rnegin IHD Izmir Subesi h\u00fccrelere karsi kamuoyunu bilgilendirme \u00e7alismasini yasama ge\u00e7irdi. Haziran 2000\u2019de olusturulan H\u00fccre Karsiti Platform\u2019da somutlanan bu \u00e7aba ile degisik dernek ve sendikalarin da katilimiyla haftalik eylemlere baslandi. Bazi haftalar, \u00f6zellikle Haziran ve Temmuz\u2019da, iki\u00fc\u00e7 eylem yapildi ve mobilizasyon yogunlasti. Etkinliklerde F Tipi Cezaevleri\u2019nin b\u00fct\u00e7e ile olan iliskisi degerlendirildi, cezaevi sorununun fiziki yapinin degisimiyle ilgili olmadigi, bunun tali bir boyut oldugu s\u00f6ylendi. Diger b\u00fcy\u00fck illerde de durum benzer. Yani ilk kez, \u00f6l\u00fcm oru\u00e7lari baslamadan, bunlarin baslayabilecegi \u00f6ng\u00f6r\u00fclerek, cezaevi sorunu i\u00e7eride bulunan mahkumlarin sorunu olmaktan \u00e7ikarilarak toplumsal bir sorun olarak degerlendirildi ve kamuoyu olusturulmaya baslandi. Bu 1996\u2019dan farkli bir durum. 1996\u2019da \u00f6l\u00fcm oru\u00e7larinin 50\u2019inci g\u00fcnlerinde basladi. Ancak 19 Aralik 2000\u2019den sonra Istanbul DGM\u2019nin cezaevi sorunlari ve \u00f6l\u00fcm orucunun seyri konusunda yayin yasagi getirmesiyle ve RT\u00dcK\u2019\u00fcn de hemen benzer bir sans\u00fcr karari \u00e7ikarmasiyla, durum degisti. Ayni tarihte demokratik ve bariscil g\u00f6sterilere yaklasim da degisti. O g\u00fcne kadar T\u00fcrkiye Mimar M\u00fchendisler Odasi, T\u00fcrk Tabipler Birligi ve Barolar Birligi, F Tipi Cezaevleri\u2019nin evrensel insanlik ve hukuk normlarina aykiriligi konusunda raporlar yayinlayip, \u00f6l\u00fcm oru\u00e7larinin sonlandirilmasi noktasinda hareketli bir \u00e7izgi izlerken, m\u00fcdahaleden sonra bir suskunluk egemen oldu. Ve m\u00fcdahaleyi izleyen bir aylik s\u00fcre i\u00e7erisinde devlet g\u00fc\u00e7lerinin politik ve demokratik muhalefeti sindirmeye y\u00f6nelik a\u00e7iklamalari ile birlikte bekleyis, mobilizasyonda zayiflik ve sorunun artik g\u00fcndemi isgal etmemesi ile birlikte neredeyse bir dibe vurus yasandi.<\/p>\n<p><strong>Otk\u00f6k\u00fc<\/strong> &#8211; F Tipi\u2019ne karsi cezaevlerinde baslayan \u00f6l\u00fcm orucu direnisi bug\u00fcn 111. g\u00fcnlerine geldi ve herhangi bir uzlasma olanagi g\u00f6z\u00fckm\u00fcyor. Oysa 60\u2019li g\u00fcnlere gelinirken araci heyetlerin \u00e7abasiyla, sokaktaki eylemlerle ve kamuoyunun nispi ilgisiyle bir \u00e7\u00f6z\u00fcm umudu var gibiydi. O siralar TKP-ML\u2019nin \u00fcstlendigi silahli eylem oldu. Bunun genel s\u00fcrece etkisini nasil degerlendiriyorsun?<\/p>\n<p><strong>G\u00fcnseli<\/strong> &#8211; 9 Aralik\u2019ta Adalet Bakanligi\u2019nin, F Tipi Cezaevleri\u2019nin toplumsal mutabakat saglanana dek -en az alti ayliginaertelendigi y\u00f6n\u00fcnde bir a\u00e7iklamasi vardi. Mimarlar Odasi ve Tabipler Birligi\u2019nin -adlari anilmaksizin- \u00f6nerilerinin dikkate alinacagi, Cezaevleri Izleme Kurullari\u2019nin olusturulacagi, Ter\u00f6rle M\u00fccadele Yasasi\u2019nin infazda standardizasyona aykiri maddelerinde gerekli d\u00fczenlemelere gidilecegi s\u00f6yleniyordu. Ancak bu yasal d\u00fczenlemelerden sonra F Tipi Cezaevleri\u2019ne sevkler yapilacakti. Oysa 10 g\u00fcn sonra operasyonlar ger\u00e7ekle\u00bati. Uygulamayla kendilerini yalanlar hale geldiler. Milyonlar dinlemisti bu a\u00e7iklamayi ve yine milyonlar 19 Aralik g\u00fcn\u00fc operasyonu izledi. Aslinda devlet kendi g\u00fcvenilirligini ortadan kaldirmisti.. TKP-ML\u2019nin sahiplendigi bu eylem, s\u00fcreci elbette olumsuz etkiledi. Bu eylem, demokratik platformda, a\u00e7ik alanda, insani, hukuki, demokratik ve tibbi anlamda F Tipi\u2019ne karsi koyanlarin haklilik zeminlerini kaydirdi, siyasi iktidarin y\u00fcr\u00fct\u00fcc\u00fcleri tarafindan haksiz zemine \u00e7ekilmelerine yola\u00e7ti.<\/p>\n<p><strong>Otk\u00f6k\u00fc<\/strong> &#8211; R\u00fczgarin y\u00f6n\u00fc degisti yani&#8230;<\/p>\n<p><strong>G\u00fcnseli<\/strong> &#8211; Evet, r\u00fczgarin y\u00f6n\u00fc tersten estirildi. Ku\u00bakusuz bu eylemin etkisi olumsuz oldu.<\/p>\n<p><strong>Otk\u00f6k\u00fc<\/strong> &#8211; \u00c7evik polis otob\u00fcs\u00fcn\u00fcn taranmasinin ardindan sol kamuoyu i\u00e7inde herhangi bir strateji tartismasi g\u00f6z\u00fcme \u00e7arpmadi. Oysa genel s\u00fcrecin bi\u00e7ak sirtinda oldugu bir ortamda b\u00f6ylesi bir eylemin toplam iradeden bagimsiz bir agirligi ve sonu\u00e7lari s\u00f6z konusu. Solun artik fraksiyon\/parti\/grup farki g\u00f6zetmeksizin bir ara\u00e7 olarak siddeti t\u00fcmel baglamda tartismaya, dahasi \u00f6zelestiriye ve kendisiyle hesaplasmasina gereksinimi yok mu?<\/p>\n<p><strong>G\u00fcnseli<\/strong> &#8211; Sol denince yasal sol partilerin t\u00fcm\u00fc veya T\u00fcrkiye\u2019de siyasal bir demokrasinin olmadigi ger\u00e7ekliginden hareketle kendisini yasalarla tanimlamamis gruplar anlasilabilir. Sol denince CHP\u2019nin toplamin bir par\u00e7asi sayildigi bir anlayis da s\u00f6zkonusu olabilir. Yani sol denince ne anlasildigi \u00e7ok belli degil. Dolayiyla sorunun kimin tartisacagi da \u00e7ok belli degil. Yasal partiler bu eylemi kinadilar. Demokrasinin ger\u00e7eklesmesine katkida bulunmayacagini s\u00f6ylediler. IHD Genel Merkezi de, bunun demokratik g\u00fc\u00e7lerin hareket alanini daraltan, T\u00fcrkiye\u2019yi kaos ortamina s\u00fcr\u00fckleyen ve bir sol kesimin siddet kullandigi bahanesiyle devlet siddetinin yayginligini g\u00f6lgeleyen bir eylem olarak degerlendirdi. Basin araciligiyla eylemin kinanmasi bir tartismaya yol a\u00e7madi. Ama y\u00f6ntem zaten bu kesimlerde kabul g\u00f6rm\u00fcyor. Bu tespitler yapildi ve ge\u00e7ildi. Yasal alanin disindaki yapilarda da bir tartismaya yol a\u00e7madi, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar yasal yapilari zaten reformist kabul ediyorlar.<\/p>\n<p><strong>Otk\u00f6k\u00fc<\/strong> &#8211; Son olarak varilan noktaya gelirsek. \u00d6l\u00fcm orucunda bulunanlarin durumu nasil? \u00d6zellikle F Tip\u2019lerinde nasil bir ortam ve uygulama h\u00fck\u00fcm s\u00fcr\u00fcyor?<\/p>\n<p><strong>G\u00fcnseli<\/strong> &#8211; F Tip\u2019lerinde bug\u00fcnk\u00fc durum \u00e7ok vahim. F Tip\u2019leri ile siyasi mahkumlarin bulundugu diger cezaevleri arasinda uygulama a\u00e7isindan bir fark da kalmadi zaten. \u00d6rnegin Malatya Cezaevi\u2019nde fel\u00e7li bir tutukluya ya da Kocaeli-Kandira\u2019da bir\u00e7ok erkek tutukluya tecav\u00fcz edildigi iddiasi var. Jandarma\u2019nin egemenligi, ciddi kisitlamalar \u00e7ok belirgin ve \u00f6l\u00fcm oru\u00e7larinin s\u00fcrd\u00fcg\u00fc b\u00fct\u00fcn cezaevlerinde 1980 d\u00f6nemindeki sikiy\u00f6netimi aratir bir baski ve iskence rejimi var. Parlamenter demokrasi ile y\u00f6netilen bir \u00fclkede birak Adalet Bakani\u2019ni, h\u00fck\u00fcmetin istifa etmesi gerekirdi. Oysa bu iddialar arastirilmiyor bile. Durumu \u00e7ok kritik olan mahkumlar var. Hi\u00e7bir sey yapilmiyor ve toplu \u00f6l\u00fcmler bekleniyor. Devlet, \u00f6zg\u00fcrl\u00fcg\u00fcnden mahrum biraktigi insanlarin insanca yasama hakkini -bitki gibi yasama hakkindan s\u00f6z etmiyorum- saglayacak adimlari atmamak noktasinda kararli. Daha evveli g\u00fcn Adalet Bakani\u2019nin hi\u00e7bir talebin kabul edilmeyecegi y\u00f6n\u00fcnde a\u00e7iklamasi var. Toplu \u00f6l\u00fcmler olsun, devletin otoritesi \u00f6l\u00fcmler \u00fczerinde y\u00fckselsin. Bu, bundan sonraki mahkumlari da korkutsun ve bu korku diregi T\u00fcrkiye\u2019nin her noktasinda g\u00f6r\u00fcls\u00fcn. 33 kisi \u00f6ld\u00fc. Onlarcasi, y\u00fczlercesi takip edecek. Bu b\u00fct\u00fcn demokrasi g\u00fc\u00e7lerine, muhalefet hareketlerine verilen bir g\u00f6zdagidir. Ama bunun b\u00f6yle gitmeyecegini, s\u00fcremeyecegini d\u00fcs\u00fcn\u00fcyorum. Tarihsel olarak bunu tesis edemeyecekler. Kendi sonlarini hazirliyorlar.<\/p>\n<p><strong>Otk\u00f6k\u00fc<\/strong> &#8211; Tesekk\u00fcr ederim.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>G\u00fcnseli Kaya &#8211; 1955 dogumlu ve Izmir\u2019de yasiyor. 1980 darbesine kadar \u00f6gretmendi. 1981-1983 yillari arasinda cezaevinde kaldi. Bunu 1986\u2019da 10 aylik bir hapis s\u00fcreci izledi. G\u00fcnseli en son Ankara Ulucanlar Cezaevi\u2019ndeki katliamda \u00f6ld\u00fcr\u00fclen bir mahkumun cenazesine katildigi i\u00e7in 1999-2000 kisinda d\u00f6rt aya yakin cezaevinde kaldi. Davasi s\u00fcr\u00fcyor. G\u00fcnseli uzun yillardir insan haklari hareketi i\u00e7inde aktif. &hellip; <a href=\"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/2001\/03\/gunseli-kaya-ile-soylesi\/\">Weiterlesen<\/a><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"slim_seo":{"title":"G\u00fcnseli Kaya ile s\u00f6yle\u015fi - graswurzelrevolution","description":"G\u00fcnseli Kaya - 1955 dogumlu ve Izmir\u2019de yasiyor. 1980 darbesine kadar \u00f6gretmendi. 1981-1983 yillari arasinda cezaevinde kaldi. Bunu 1986\u2019da 10 aylik bir hapis s"},"footnotes":""},"categories":[250,1027],"tags":[],"class_list":["post-3841","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-257-marz-2001","category-wir-sind-nicht-alleine"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3841","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=3841"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/3841\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=3841"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=3841"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=3841"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}