{"id":4565,"date":"2002-03-01T00:00:47","date_gmt":"2002-02-28T22:00:47","guid":{"rendered":"http:\/\/test.graswurzel.net\/gwr\/?p=4565"},"modified":"2022-07-26T14:26:14","modified_gmt":"2022-07-26T12:26:14","slug":"yeni-militarist-dalganin-yukselisi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/2002\/03\/yeni-militarist-dalganin-yukselisi\/","title":{"rendered":"YEN\u0130 M\u0130L\u0130TAR\u0130ST DALGANIN Y\u00dcKSEL\u0130\u015e\u0130"},"content":{"rendered":"<p>Yeni y\u00fczy\u0131l, beklentileri alt\u00fcst ederek b\u00fcy\u00fck bir karma\u015fa ile ba\u015flad\u0131. Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan tek merkezli bir d\u00fcnyan\u0131n kurulaca\u011f\u0131, demokratik olmasa bile \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n nispeten azald\u0131\u011f\u0131 bir evreye ge\u00e7ilece\u011fi \u015feklindeki propaganda, ideolojilerin ve tarihin sonunun geldi\u011fini savunanlar eliyle y\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fc. Fakat, bunlar\u0131n ham hayalden \u00f6teye bir anlam\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 k\u0131sa zamanda ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Tam tersine militarist dalga d\u00fcnyay\u0131 bir ba\u015ftan di\u011fer ba\u015fa kaplad\u0131.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;de de 12 Eyl\u00fcl 1980 darbesinin ard\u0131ndan y\u00fckselen muhalefet i\u00e7inde, sivil toplumun geli\u015fece\u011fi, militarist \u00e7\u00f6z\u00fcmlerin \u00fcretilmesine yol a\u00e7an altyap\u0131n\u0131n zay\u0131flayaca\u011f\u0131 beklentisi g\u00fc\u00e7 kazand\u0131. Fakat, bu beklentinin aksine geli\u015fmeler ya\u015fand\u0131 ve 20. yy&#8217;\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru siyasal alanda ba\u015flayan gerilim ve t\u0131kanman\u0131n a\u015f\u0131labilmesi i\u00e7in farkl\u0131 bir tarzla da olsa ordu yeniden devreye girdi. Ve 28 \u015eubat 1997 MGK (Milli G\u00fcvenlik Kurulu) Kararlar\u0131 olarak bilinen m\u00fcdahale toplumdan ve bir\u00e7ok kurumdan k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmeyecek bir destek ald\u0131. \u00c7ok zaman ge\u00e7meden ortaya bir ba\u015fka ger\u00e7ek daha \u00e7\u0131kt\u0131; T\u00fcrkiye Avrasya b\u00f6lgesine y\u00f6nelik ABD merkezli stratejinin bir akt\u00f6r\u00fc olarak yer alacak ve ekonomik, ideolojik etkinli\u011finin yan\u0131 s\u0131ra b\u00f6lgesel g\u00fc\u00e7 olman\u0131n gere\u011fini yerine getirerek askeri alanda da \u00f6nemli g\u00f6revler \u00fcstlenecekti. B\u00f6ylece, Cumhuriyet tarihinde &#8222;rejimi kollamak ve korumak\u201d g\u00f6reviyle i\u00e7e y\u00f6nelik i\u015flevselli\u011fe sahip ordu ilk kez \u00fclke d\u0131\u015f\u0131na ta\u015fan kapsaml\u0131 bir etkinli\u011fin i\u00e7inde yer alacakt\u0131. T\u00fcrkiye hem i\u00e7sel dinamiklerin hem de \u00fclke d\u0131\u015f\u0131 &#8211; d\u00fcnya \u00f6l\u00e7ekli &#8211; dinamiklerin etkisiyle bir\u00e7ok \u00fclkeye g\u00f6re \u00e7ok daha fazla askeri politikalara y\u00f6nelmektedir.<\/p>\n<p>Yeni militarist politikalar\u0131n d\u00fcnyadaki y\u00fckseli\u015fi ne ABD&#8217;nde ger\u00e7ekle\u015fen 11 Eyl\u00fcl&#8217;deki eylem ne de Afganistan&#8217;a y\u00f6nelik sava\u015fla ba\u015flad\u0131. Bu iki olay sadece, k\u0131sa say\u0131lmayacak s\u00fcre \u00f6nce ba\u015flayan s\u00fcre\u00e7te yeni bir a\u015famaya ge\u00e7ildi\u011fini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kartt\u0131. Bu s\u00fcre\u00e7 k\u0131saca a\u00e7\u0131lacak olursa d\u00fcnyan\u0131n neden h\u0131zla militarist politikalar\u0131n bata\u011f\u0131na s\u00fcr\u00fcklendi\u011fi g\u00f6r\u00fclebilir. Ge\u00e7en y\u00fczy\u0131l\u0131n son \u00e7eyre\u011fine damgas\u0131n\u0131 vuran yeniliberal politikalar Keynesyen politikalar\u0131n terk edilmesi, yani sosyal devlet ilkesinden vazge\u00e7ilmesi ve kamusal harcamalar\u0131n k\u0131s\u0131tlanmas\u0131 anlam\u0131na geliyordu. \u0130ki kutuplu d\u00fcnyan\u0131n \u00e7\u00f6kmesinin ard\u0131ndan girilen s\u00fcre\u00e7te ABD&#8217;nin \u00f6ne \u00e7\u0131kan konumuna ra\u011fmen, gerek yeni stratejiler gerekse d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011finde etkili olabilecek merkezlerin varl\u0131\u011f\u0131 nedeniyle stabilizasyon a\u015famas\u0131na ge\u00e7ilemedi. Bu nedenle, art\u0131de\u011ferin tahribinde ne ulusal ekonomiler, ne de d\u00fcnya d\u00fczeyinde Keynesyen politikalar\u0131n g\u00fcndeme gelebilmesi d\u00fcnyay\u0131 kontrol eden g\u00fc\u00e7ler ad\u0131na tercih edilebilirdi. Bunun yerine art\u0131de\u011ferin silahlanma \u00fczerinden tahribini en ge\u00e7erli yol olarak g\u00f6rmekteydiler. B\u00f6ylece hem yeni stratejinin ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131kacak \u00e7at\u0131\u015fmac\u0131 evre i\u00e7in haz\u0131rl\u0131klar tamamlanacak hem de kar\u015f\u0131t g\u00fc\u00e7 olarak tan\u0131mlanan \u00fclkelerin art\u0131de\u011feri tahrip bi\u00e7imi belirlenerek, onlar da kontrol alt\u0131na al\u0131nm\u0131\u015f olacakt\u0131.<\/p>\n<p>21. yy politikalar\u0131n\u0131 ve ili\u015fkilerini asli olarak enerji sava\u015flar\u0131n\u0131n belirleyece\u011fi tezini savunan ABD, Avrasya b\u00f6lgesinin \u00f6zel bir \u00f6nem kazanaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyordu. Avrasya, hem bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 enerji kaynaklar\u0131 hem de bunlar\u0131n nakil yollar\u0131 nedeniyle ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 bir yere sahiptir. ABD, yak\u0131n zamana kadar, b\u00f6lge \u00fczerinde etkili olabilecek AB, Rusya ve \u00c7in fakt\u00f6rlerini dikkate alarak olu\u015fturulan Avrasya stratejisinin \u00e7at\u0131\u015fmay\u0131 i\u00e7ermeyen birinci a\u015famas\u0131n\u0131n gereklerine uygun hareket etti. Rusya, Putin&#8217;in iktidara geli\u015fiyle b\u00f6lgeye ilgisiz kalmayaca\u011f\u0131 ve aktif politika izleyece\u011finin i\u015faretlerini verirken, ABD ise, George W.Bush&#8217;un ba\u015fkan se\u00e7ilmesinin ard\u0131ndan, Avrasya stratejisinde yeni bir a\u015famaya ge\u00e7ilmek \u00fczere oldu\u011funu hissettirdi. Afganistan sava\u015f\u0131 ve &#8222;ter\u00f6re kar\u015f\u0131 sava\u015f\u201d s\u00f6ylemiyle ba\u015flat\u0131lan b\u00f6lgeye y\u00f6nelik sindirme ama\u00e7l\u0131 uygulamalar ise, art\u0131k \u00e7at\u0131\u015fmac\u0131 a\u015famaya ge\u00e7ildi\u011finin resmen ilan\u0131 anlam\u0131na gelmektedir.<\/p>\n<p>Yukar\u0131da k\u0131saca \u00f6zetlenmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere militarist politikalar, hem egemenlik b\u00f6lgesi olarak g\u00f6r\u00fclen co\u011frafyay\u0131 kontrol alt\u0131nda tutma arzusu, hem de bu s\u00fcreci besleyecek di\u011fer \u00fclkelerinetkenlerin kontrol\u00fc amac\u0131yla sistematik olarak y\u00fckseltilmektedir. \u00d6n\u00fcm\u00fczdeki d\u00f6nemde \u00e7at\u0131\u015fmac\u0131 a\u015fama i\u00e7inde de farkl\u0131 evrelerin ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 ve bu y\u00fckseli\u015fin devam edece\u011fini g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulundurmak gerekir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye, Avrasya co\u011frafyas\u0131nda yer almas\u0131n\u0131n kendili\u011finden sonu\u00e7lar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda, b\u00f6lgeye y\u00f6nelik ilgisini ve m\u00fcttefikinin de ABD oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a ilan ederek Avrasya stratejisinin gereklerine uygun hareket etmeyi pe\u015finen kabul etti. Militarist politikalar\u0131n egemenli\u011fi anlam\u0131na gelen \u00e7at\u0131\u015fmac\u0131 a\u015faman\u0131n haz\u0131rl\u0131klar\u0131 ve \u00fclke i\u00e7i politikalara yans\u0131malar\u0131 bir s\u00fcredir a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6zlenmektedir. Askeri alanda, haz\u0131rl\u0131klar\u0131 80&#8217;li y\u0131llar\u0131n ortalar\u0131na uzanmakla birlikte ordunun profesyonelle\u015ftirilmesi yolunda son d\u00f6nemde yeni ad\u0131mlar at\u0131lmas\u0131 ve silah modernizasyonu \u00f6ne \u00e7\u0131kan konulard\u0131r. Ayr\u0131ca, baz\u0131 b\u00f6lge \u00fclkesi askerlerinin T\u00fcrkiye&#8217;de e\u011fitim almalar\u0131, ordular\u0131n\u0131n yeniden yap\u0131lanmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 olunmas\u0131 ve \u00fclke d\u0131\u015f\u0131nda farkl\u0131 ko\u015fullarda askeri deneyim kazanmaya y\u00f6nelik faaliyetler \u00f6zellikle dikkati \u00e7ekmektedir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye&#8217;de militarist politikalar\u0131n y\u00fckseli\u015findeki gerek\u00e7eler salt Avrasya stratejisi ve d\u0131\u015fsal etkenlerle s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lamaz. Tam tersine, bu s\u00fcreci besleyen \u00e7ok say\u0131da i\u00e7sel dinamik bulunmaktad\u0131r. E\u015fzamanl\u0131 ba\u015flamayan \u00fc\u00e7 kriz \u00fclkedeki gidi\u015fat\u0131 do\u011frudan belirlemeye ba\u015flad\u0131. Bunlar; rejim krizi, ekonomik kriz (d\u00fcnya \u00f6l\u00e7e\u011findeki ekonomik krizin etkisiyle zaman i\u00e7inde derinle\u015fti) ile bu iki krizin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n toplam\u0131 ve fazlas\u0131 olarak ortaya \u00e7\u0131kan siyasal temsil krizi. Rejim krizi, moderngeleneksel gerilimi \u00fczerinden \u015fekillenen toplumsal ili\u015fkilerin ve kurumlar\u0131n konumlan\u0131\u015f\u0131n\u0131n k\u00f6kl\u00fc bi\u00e7imde a\u015f\u0131lmas\u0131 ihtiyac\u0131yla ili\u015fkilidir. Uzun zamand\u0131r ya\u015fanan d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm sanc\u0131lar\u0131na ra\u011fmen hen\u00fcz bir sonuca ula\u015f\u0131lamad\u0131. \u00d6te yandan, 1980 y\u0131l\u0131nda al\u0131nan ekonomik kararlara ve askeri m\u00fcdahaleye en geni\u015f deste\u011fi veren sermaye gruplar\u0131 aras\u0131nda kurulan ittifak zaman i\u00e7inde nesnel gerek\u00e7elerle bozuldu. Ekonomik kriz sermaye i\u00e7indeki \u00e7atla\u011f\u0131 derinle\u015ftirdi. Sermaye gruplar\u0131 aras\u0131nda ba\u015fg\u00f6steren gerilimin 90&#8217;l\u0131 y\u0131llar\u0131n ortalar\u0131na do\u011fru iyiden iyiye hissedilir hale gelmesinin \u00fczerinden hen\u00fcz birka\u00e7 y\u0131l ge\u00e7mi\u015fti ki \u00e7at\u0131\u015fma a\u00e7\u0131k\u00e7a ba\u015flad\u0131. D\u00fcnyan\u0131n \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerinde ya\u015fanan krizler de \u00fclke i\u00e7indeki sermaye gruplar\u0131n\u0131n konumlar\u0131n\u0131 etkiledi. K\u00fcresel \u00f6l\u00e7ekte dengelerin yeniden kurulmas\u0131na y\u00f6nelik at\u0131lan ad\u0131mlar d\u00fcnya pazar\u0131 ile farkl\u0131 kanallardan ba\u011flant\u0131 kuran sermaye gruplar\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi gerginle\u015ftirdi ve \u00e7at\u0131\u015fmaya d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrd\u00fc. Uzun zamand\u0131r T\u00fcrkiye&#8217;de, genel olarak s\u0131n\u0131flar hiyerar\u015fisi yeniden kurulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, ayr\u0131ca sermaye gruplar\u0131 aras\u0131nda da hiyerar\u015finin yeniden olu\u015fturulmas\u0131na y\u00f6nelik m\u00fccadele de t\u00fcm \u015fiddetiyle y\u00fcr\u00fct\u00fclmektedir. Art\u0131k moderngeleneksel \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 \u00fczerinden toplumsal hiyerar\u015finin kurulma olana\u011f\u0131 kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Yukar\u0131da say\u0131lan farkl\u0131 dinamikler bu s\u00fcrece do\u011frudan etki etmektedir. Fakat, siyasal \u00f6znelerin toplumsal dinamikleri temsil kabiliyetlerini yitirmeleri ve kitle ba\u011flar\u0131n\u0131n kopmas\u0131 nedeniyle ola\u011fan yollarla s\u0131n\u0131flar hiyerar\u015fisi kurulamad\u0131\u011f\u0131ndan, ola\u011fan\u00fcst\u00fc \u00e7\u00f6z\u00fcmler yine g\u00fcndeme t\u00fcm a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131yla oturdu. 28 \u015eubat 1997 MGK Kararlar\u0131 bu s\u00fcre\u00e7te \u00f6nemli m\u00fcdahalelerden biri olup, hala askere dayal\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmlerin ge\u00e7erlili\u011fini korudu\u011funu g\u00f6stermektedir. Fakat, muhalefet g\u00fc\u00e7lerinin eski gerilimler ve ili\u015fkiler \u00fczerinden \u00e7\u00f6z\u00fcmleme yapma konumunu a\u015famamalar\u0131 iktidar g\u00fc\u00e7lerinin bu konuda att\u0131\u011f\u0131\/ataca\u011f\u0131 ad\u0131mlar\u0131n alg\u0131lanmas\u0131n\u0131 ve sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00f6ng\u00f6r\u00fclebilmesini zorla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Yeni rejimin kurulu\u015funda oldu\u011fu kadar daha sonraki d\u00f6nemde de belirleyici g\u00fc\u00e7lerden biri konumundaki b\u00fcrokrasi ise, ya\u015fanan geli\u015fmelerden etkilenmi\u015f ve gelece\u011fe y\u00f6nelik kendi tercihlerinin \u00fclkenin \u00f6n\u00fcne en g\u00fc\u00e7l\u00fc se\u00e7enek olarak gelmesi i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun en \u00f6nemli g\u00f6stergelerinden biri AB \u00fcyeli\u011fi tart\u0131\u015fmalar\u0131d\u0131r. B\u00fcrokrasinin, konumunu sarsacak AB \u00fcyeli\u011fi yerine, yeniden tan\u0131mlanm\u0131\u015f etkin bir konum vaat eden ABD&#8217;nin Avrasya stratejisini tercih etmesi bu durumla yak\u0131ndan ili\u015fkilidir.<\/p>\n<p>\u00dclke i\u00e7inde h\u00fck\u00fcm s\u00fcren ola\u011fan\u00fcst\u00fc ko\u015fullar kadar uluslararas\u0131 alanda ya\u015fanan geli\u015fmeler de T\u00fcrkiye&#8217;nin militarist politikalar\u0131 esas alarak yoluna devam etmesine neden olmaktad\u0131r. Bu s\u00fcre\u00e7 b\u00fcrokrasi ve sermayenin k\u00fc\u00e7\u00fcmsenmeyecek bir kesiminin kontrol\u00fcnde ilerlemektedir. Demokratikle\u015fmeden s\u00f6z eden, \u00f6zellikle AB \u00fcyeli\u011fine s\u0131cak bakan sermaye kesimlerin samimiyeti ve g\u00fcc\u00fc ise son derece tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Di\u011fer toplum kesimleri ise \u00e7e\u015fitli gerek\u00e7elerle geli\u015fmelere muhalefet etme ya da etkili olma \u015fans\u0131na sahip g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. \u0130\u00e7 ve d\u0131\u015f dinamiklerin etkileri g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda yak\u0131n gelecekte de egemen politikalarda ciddi de\u011fi\u015fimler beklememek gerekir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Yeni y\u00fczy\u0131l, beklentileri alt\u00fcst ederek b\u00fcy\u00fck bir karma\u015fa ile ba\u015flad\u0131. Sovyetler Birli\u011fi&#8217;nin y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan tek merkezli bir d\u00fcnyan\u0131n kurulaca\u011f\u0131, demokratik olmasa bile \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n nispeten azald\u0131\u011f\u0131 bir evreye ge\u00e7ilece\u011fi \u015feklindeki propaganda, ideolojilerin ve tarihin sonunun geldi\u011fini savunanlar eliyle y\u00fcr\u00fct\u00fcld\u00fc. Fakat, bunlar\u0131n ham hayalden \u00f6teye bir anlam\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 k\u0131sa zamanda ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Tam tersine militarist dalga d\u00fcnyay\u0131 &hellip; <a href=\"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/2002\/03\/yeni-militarist-dalganin-yukselisi\/\">Weiterlesen<\/a><\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"closed","ping_status":"closed","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"slim_seo":{"title":"YEN\u0130 M\u0130L\u0130TAR\u0130ST DALGANIN Y\u00dcKSEL\u0130\u015e\u0130 - graswurzelrevolution","description":"Yeni y\u00fczy\u0131l, beklentileri alt\u00fcst ederek b\u00fcy\u00fck bir karma\u015fa ile ba\u015flad\u0131. Sovyetler Birli\u011fi'nin y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan tek merkezli bir d\u00fcnyan\u0131n kurulaca\u011f\u0131, demokra"},"footnotes":""},"categories":[303,1025,1027],"tags":[],"class_list":["post-4565","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-267-marz-2002","category-die-waffen-nieder","category-wir-sind-nicht-alleine"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4565","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=4565"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/4565\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=4565"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=4565"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.graswurzel.net\/gwr\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=4565"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}